TOPRAĞIN BOZAMADIĞINI AĞAÇLAR ÇÜRÜTMEKTE
I
Dağlar yankılandı acı acı
Öttü yaralı kuşun ıslığı
Sonra musalla taşında
Bir yaralı ananın feryadı
Yıktı dağı, yıkadı toprağı
Usulca çöken tan zamanı.
Yeni bir ova belirir yeşiliyle
Çocuklar koşar kaderiyle
Koza can bulur kelebeğiyle
Yaşam mana bulur eceliyle
Bir ay gider hüznüyle
Bin gün gelir neşesiyle...
Dağlar değildi yankılanan
Bir acem kızıydı savrulan
Yiğidini almış savaşlar
Söyle ey gamsız zaman!
Veraset kime geçti:
Çocuklar, akbabalar ya da ağalar?
Devran aynı devran da
Bu kez insan çürümekte
Toprağın bozamadığını
Ulu ağaçlar devirmekte.
II
(Dede Korkut'a ithafen)
Her birimiz Deli Dumrul değiliz
Kutlu başladığımız bu yolda bitiğiz
Varisleriydik güya koca cihanın
Namdar oluşumuza kanma aslen yitiğiz.
Kaç yiğit çıkmış uç bucak demeden
O yer senin bu yer benim ayırt etmeden
Dere dinlemeden, tepe dinlemeden
Kaç yiğit çıkmış da,
Azrail'e söz dinletebilmiş ürkmeden?
Kaç evlat Uruz Bey'lik makamına erişir
Gençlik iksirine sille tokat tekmil,
Canından can atasını korumaya siper,
Kan yoluna olabilmiş muktedir?
Bamsı Beyrek'ler yitmiş cihanda
Aşkta sevgide serilmiş mizanda
Ne bir ağırlık ölçer tartı ne bir eda;
Paha biçilemeyen insandı nizamda
Ne insan, ne de nizam kaldı ortada.
Bu yiğitler hayal midir rüyada
Hiç kavuşulmayacak hülyada?
Kalem bam telini kesmiş insanın
İnayet sızlar uzun süredir yasta.
Ortak bir halkın çığlığıdır Dede Korkut;
O halk asırladır kayıp, aranır bir umut.
Masallarda dolaşırken periler
Şimdi yerini aldı bir çift haydut.
Keza put misali yıkıldı Kut;
Yerini aldı binlerce Tâut!

Yorumlar