Yangın Evi

      




    YANGIN EVİ


               I

İsyan, yakarışa karıştı
Bir tarafta minnet
Bir tarafta cinnet

Bu topraklarda millet
Serde olana değil de
Yerde olana şaşırdı

Ucuzlamış halk masallarında
Canlar pazarlanır yok pahasına
Ödenir bedeller masalarda

Dur daha;
Gelmedi kemik sırası
Geçtin mi halktan da
Aşacaksın sıratı

                II

Devlerin kükremeleri
Harf harf sayfalara geçti
Kalemi alan yazdı
Yazıyı okuyan sildi
Kelimelerin nefesi bitti

Tükenmez kurşunları
Yavaş yavaş tükendi
Sesler yankılandı bulutta
Gök yağmura kesti
Lal oldu gürledi sema
Sudan doğdu kuma çaldı
Sabah çocuklar eksik uyandı

İp kimde kukla kim
Sahneyi kuran kim
Piyesin ortasında 
Sufleyi veren kim
Yarım çocukları
Dört yaşama bölen kim
Ben mi yoksa
Bizden ötürü ben mi
Yoksa
Sizden korkan siz mi

               III

Aynı çamura adım atar
Zaman denilen katar
Çıkmaz, sürekli batar

Bugün de gelecekler
Gün ağarmadan önce
Ufukta bekleyen ateşler
Biçare ılımlı sobaları 
Tutuşmamış umutları
Teker teker söndürecekler

Cesetler saçılacak kül kül
Her yanı kaplayacak gri tül

Yoksa bir yolcu mu gelen
Gecenin bu aydın saati
Elinde ufacık umut nişanesi
Bir görünür bir kaybolur
Zordur gölgenin esareti
Göklerde çiseleyen
Ele avuca gelen
Bu küller de neyin nesi
              
                 IV

Duvarın ardında bir kral
Elinde taç yanında utanç
En arkada gülümsüyor 
Binlerce hezeyan aç biilaç
Pamuktan tahtın dikeni
Anlatıyor uzun bir masal

Kanla dolmadan önce de
Toprak vardı yeryüzünde
Toprak öyle bir varlık ki
Durmaz akar elden ele
Evvela yaşamı sarar
Sonra insana bakar
En sonunda krala tapar
Konuşlanır cesetlerde

                V

Zindana evrilmiş bahçe
Ekilmez olmuş neşe
Biçilmez olmuş barış
Bir harp meydanında
Hayalet olmuş güneş

El dikeni değil
Gülü yoldu
Aşk şiirleri de
Derde kedere 
Acıya soldu

Yasak bahçenin arzusu
Yarattı insanın hamurunu
Yoğuruldu tüm ruhlar
Öldürdü ilk kılavuzu

Kimse kimseyi tanımıyor
Herkes herkesi tanıyor
Evvela günahlar düşleniyor
Sonra da tövbenin avuntusu

                 VI

Satılmadığından gerçeğin bedeli
Çalınan kelimeler yarattı şiiri
Ve şimdi cesaretin ilk vaadi
Atıldı kapalı kapıların üstüne

Satırlara haciz geldi
Kapılar sürgülendi yine
Göz yanıldı gönül kandı
Belli belirsiz bir görüntüye
İlk bakışta umut nişanesi
Girince insanın ömrüne 
Dönüştü ateşten küle
İçten içe kor tutan yürekte

Duman kokusu içimize sindi
Biz yangını ev bildik

                VII

...


Yorumlar